56.

Geldiler davetsiz, arz-ı endama
Söyleyip durdular bir teraneyi.
Karanlık sözlerle sardılar gama
Gönül dedikleri şu viraneyi.

57.

Geçmesin şiirde, fikri ‘sen’ deler
Özlem, umut, sevgi, keder; sendeler
Şimdilik koşan seneler, sendeler
Düşmeden tarih takvimden taşa, gel.

58.

Kötülük mü etti bize zalimler,
Sindirmek için mi attılar hapse?
Biz zaten tecridi ister dururduk,
Zindanlar basamak olur nasipse.

59.

İnkaya’da Güz

Sis duvak olmuştur başına şimdi
Altında içilen çay bir başkadır
Yerde yıldız yıldız parlarken şehir
Dalın arasından ay bir başkadır

60.

Nereden başlarım, nasıl biterim,
Giderim, gelirim uç noktalara.
Nerede durmalı, neredir yerim,
Bilemem çarpmadan güç noktalara

 

Reklamlar

51.

Havaya karışsa en kutlu isim
Bir kuşun kalbine benziyor kalbim
Kanadım kanıyor, tutuyor esim
O ân ciğerimi eziyor kalbim

52.

Şen olasın, hırsın bir kapı açtı
Kibirli sözlerin kırdı geçirdi.
Üstünlüğün seni eyledi zalim
Bu ülke kaç şeytan gördü geçirdi.

53.

Adını duyunca yekinir sara
Değer miydi hırsın, bunca hasara
Git, boş gönüllerde huzuru ara
Eden bulur, eden bulur davalım.

54.

Sözlerin ayet mi, yokmu noksanı?
Doksan dokuz sende, bir bende belki.
Bir eksik bin yılda bulur bir canı
Günaha girersin, türbende belki.

55.

Yokluğun şakisi, göremez varlık
Tamahkâr zenginden, yine iyidir.
Varın sahibiyle eder pazarlık
Amelsiz bilginden, yine iyidir

Yusuf ÖZCAN

46.

Sen bu denli yakmasaydın içimi,
Kitapları doldurmazdı çığlığım.
Kalmadın yanımda bir su içimi,
Şimdi neye yarar benim sağlığım.

47.

Bende bir şahinin gözü var, keskin
Kanadı var, eder yakın uzağı
Pençesi var, değse öldürür sağı
Yunus’un hissi var kalbimde lakin.

48.

Sonsuz mu tepeden bakan kasırlar?
Selefleri çökmüş, taş yığın olmuş.
Unutulmuş bani, geçmiş asırlar
Zafer, er geç sesi kısığın olmuş.

49.

Tahmininden kolay olacak inan
Sitem etmem, sana direnmem asla.
Yürü, belirmesin tereddüt bir an
Güvenmedim sana, gücenmem asla.

50.

Başını kaldırsa görürdü elbet
Yıldızın beş köşe olmadığını.
Anlamadan ömrü buldu nihayet
Hayatında neşe olmadığını.

 

Yusuf ÖZCAN

41.

Yedi, çam altında gölgeli dağı,
Kırıntı vermedi , aç yine açtır.
Köküyle içti de yedi ırmağı,
Sekize yöneldi, saymadı kaçtır.

42.

Kapım çalınıyor, diyorum ‘hayret’,
Unuttuğum kardeş, doğrusu mürtet,
Anlattı uzunca, sustum bir müddet,
Hâlâ aptal mıyım, görmek istemiş…

43.

Ah Berin, çırpınman çözmez düğümü
Perdeni çekmeye kurtulmak dedin.
Rüyanı bilenden kaçmak mümkün mü?
Saklanmaya, güven mi bulmak dedin?

44.

Gidenler beyaz giydi, bizler siyah,
Farkımız belirgin oldu böylece.
Hangi yan hayırlı, bilinmez berzah,
Can bir ân tedirgin oldu böylece.

45.

Beni dosta rezil rüsva eyledin
Yırtılmış yüzünle karşıma gelme
Şimdi bana zulmü reva eyledin
Gitsem, pişman olup taşıma gelme.

Yusuf ÖZCAN

36.

Tuttular havada şahinimizi
Avuttular yalan, teselli ile.
Gitmeyecek gözden yokluğu, izi
Almadan öcünü bin misli ile.

37.

Gizdeki zalimin ateş nefesi,
Dokunmasın sana diyerek kaçtım.
Ansızın uyanır, can alır sesi,
Bir kurbana daha ne gerek, kaçtım.

38.

Ağırlığı dilde zor kelimenin,
Sen söyle yerine, ediver lütuf.
Çözüver dilini şu kekemenin,
Ağlamak isterken gözyaşı masruf…

39.

Sağ olsan bırakmaz, daha yerlerdi,
Kurşunlayıp , öldün diye saldılar.
Anladın meğerse aradığınmış,
Seni bana sürgün diye saldılar.

40.

Uykun yok, vakti mi yola düşmenin,
Pahada ağırı vurup sırtına.
Kuruyor diyordun, suyu çeşmenin,
Eğlenme çok, koptu kopar fırtına.

 

Yusuf ÖZCAN

31.

Bir küçük söz duysa, çıkar kınından
Yakar yaklaşanı öfkemiz bizim
Besleyen olmasa ölür acından
Halk eder düşmanı öfkemiz bizim

32.

Dilimde pas tutmuş bir yığın söz var
Sevgili duymasın, benden demesi
Bir hisseden yürek, bir gören göz var
İki olur er geç, yankılar sesi.

33.

Encâmı belliyken bütün varlığın
Yine de burulur, asılır çehre.
Giden biriciktir, kalanlar yığın
Yâdı düşmez, diller mübtela zehre.

34.

Yıkanmak istermiş duru sularda
Temiz olmaz kalus, bulanır deniz.
Kokmuşlara bile değmesin hurda,
Yapışkan elinden kirlenir dehliz.

35.

Getirdi, bıraktı yollar bu yere
Basmadı bağrına anne insafı.
Uyardı dilince, hem de çok kere,
Dahası yolunda geçilen kâfi…

Yusuf ÖZCAN

26.

Sus, masal çiçeğim el yetmez yerde,
Yokluğunda gelen od ne suzandı.
Ben milyar kaybettim, kim bir kazandı?
Soluyor uzakta, bilemem nerde…

27.

Söylenemeyenler olduğu zaman,
Söylenenlerin de canı cehenneme
Sen ki ak benizli çocuksun Nisan
Susmak mukadderse sözü deneme.

28.

Dinle, ahkâm kesen sonradan âlim,
Etmedin bir kere kitaptan talim,
Bilmeden hükmeden, hudutsuz zalim,
Hiç duyulmaz sesin, yaz günü gelsin.

29.

Nefesleri zehre boğdu suları
Örtmeye kış oldum, fayda etmedi.
Umursuz ayaklar kirletti karı
Islaha baş oldum, fayda etmedi.

30.

‘Vekilim Allah’ de, eğil işine
Saniyene yazık, çağırma hüznü.
Firavun artığı değil dişine,
Öfkeye harcama damla gücünü.

 

Yusuf Özcan

 

21.

Asarız, keseriz bizden olanı,
Düşmana elimiz bağlıdır bizim.
Dost etmek isteriz kadim düşmanı,
Dosta urganımız yağlıdır bizim.

22.

Bir zaman teşne dil belledi gaye
Yürüdü yılları O’na giriftar.
Ram oldu gerçeğe, değilmiş vâye,
Yine görmedi bir yerini tutar.

23.

Cismimi yaksın da melun tahassür
Yükselsin alevler göğü kızartsın.
Kızıllığı seyret, sen keyfini sür
Sarıl eğretine, hicranım artsın.

24.

Biliyorum, kanı çıkmaz elimden
Kokusu ürkütür kime yaklaşsam.
Tezlik diliyorum ben ecelimden,
Ya bir umut bulsam, laneti aşsam.

25.

Meyvesi dalında kurusa bile,
Çalsalar, kırarak dalları ile,
Açar, kimse ne engel ne vesile.
Vazgeçmek insana mahsus bir çile.

 

Yusuf Özcan

16.

Bilmeden -ya kasten- fark edemedim,
İstemler siteme dönmüş bir ara,
Sitemler de geçmiş, görünmüş kara,
Saplandım bir yere, terk edemedim.

17.

Bir daha yarılsın akça yüreğim
İçinden dökülsün kıpkızıl kanlar.
Hayal peydah olsun, yitsin gerçeğim
O’nu görmez olsun bana bakanlar.

18.

Uğraşır dururum kendi canımla
Bir sabah taşacak diye korkarım.
Nasılsa geriye kaldı bir damla
Halbuki kurduğum ne varsa yarım.

19.

Bugün unutuldu belki adımız,
Ne çıkar, tanıyor asırlar bizi.
Tutacağız, saklı kalpte andımız,
Bağlamaz çizilen sınırlar bizi.

20.

Denize göz diken verimsiz Kıta
Selamı sabahı kestik seninle.
Yaktık limanları, açtık yelkeni
Denizle barıştık, küstük seninle.

Yusuf Özcan

11.

Helal et, ıssızda adını andım,
Hakkım değil belki, affın var ise..
Hezeyandı, geçti, sustum, utandım,
Hem sonu hem ilki, affın var ise..

12.

Kısaldı ömrümüz, vurdukça çile,
Kimsesiz, umutsuz yaşattın bizi.
Zihnim zayıfladı fikr-i sabitle,
Rahat mısın, mutsuz yaşattın bizi?

13.

Yaşadı, nihayet oldu canından,
Virdini dilinden aldırmadı ya.
Kimi düşman oldu, kimisi handan,
Derdini dilinden aldırmadı ya.

14.

Yıllar sonra yine o mahcup yerde,
Hislerim dolandı ellerim yandı,
Katıksız sevinçtim ben mağlup yerde,
Hatırladım birden, hüznüm uyandı.

15.

Bugün uyu, yarın yola düşersin,
Kim demiş çocuğum ‘zaman katildir.’
Yaklaş,can sonsuzluk lütfuna ersin,
Suçlu arıyorsan, insan katildir.

Yusuf ÖZCAN

6.

İçine atıldı küf tutmuşların
Her ân savunmada, kurulu tetik
Kanadı yok, yalnız kalbi kuşların.
Yakalanır hemen, olmazsa atik.

7.

Ne ateşim yakar, ne suyum kavi,
Ne sözüm dinlenir, ne bulur ravi,
Bir afet üstüme çöktü; semavi,
Var mıdır bir yolu, setlerden taşsam.

8.

‘Kulum’ desen Kâmkâr, kâfidir bana
Yeşili maviyi ver onlara, ver
Varlığın tatminkar, şafidir bana
Sorguç kallaviyi ver onlara, ver

9.

Gece ne masumdu oysa sis şehri,
Gündüz üzerime çullandı yine.
Göründü gerçeği, dağıldı sihri,
Sokağı kanımla allandı yine.

10.

Yanında her yeri gezmiş bir keman,
Ve çıkarılmamış uzun bir zaman.
Ne olunca, canı dokunmak ister?
Rab, küslüğü bitir, mucize göster.

Yusuf Özcan

1.

Güzel geçen güne veda vaktidir
Söndü evler, daldı uykuya başlar
Böyle geceler de ya uyku tutmaz
Ya yastığa değsem bir rüya başlar

2.

Yıllar solmuş, zaman hızla eskitti
Bir bilsen neleri, en başta beni
Hayat denen nesne yanan kibritti
Neden üflediler bilmem ki seni?

3.

Hacer gibi çölde olsa koşuşan
İsmail çığlığı cevapsız kalmaz
Kanı dindirmeye inancı kuşan
Zerrece gayretin sevapsız kalmaz.

4.

Her adımda yolun başlar yeniden
Yürümekle bitmez, uzar kısalmaz
Durduğun ân hayat çıkar aniden
Vazgeçer güneşin, şavkı salmaz.

5.

Bir avuç içinde, geziyorsun da
Çizgileri vadi zannediyorsun.
Kaçtıkça, kendini bulursun sonda
Lafı, Hakk vaadi zannediyorsun.

Yusuf Özcan

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑